Açlık ve Yeme Alışkanlığı Değişimi

image
Listen to Değişen Yeme Alışkanlığımız by dilektosun #np on #SoundCloud
http://soundcloud.com/dilektosun/de-i-en-yeme-al-kanl-m-z

Her şeyin en iyisi dışarıda. Evde ise, ağırlıkla ev yemeği sevenler, sağlıklı yemekleri kendileri yapmayı seçenler, özel diyet yapanlar ya da vakti veya imkanı olmayanlar yiyor çoğunlukla.
Bir de çocuklu aileler ve aile ile sofraya oturmayı sevenler tabii. Şimdi bir de uzun iftar sofraları zamanı. Ne demiş adını bilmediğimiz büyük insan: Yemenin sonu yok. Hastalık ya da yokluk zamanları hariç, sonsuz boğuşulan bir ihtiyaç.
Bazen insan yoruluyor. İhtiyacın peşinde koşmaktan da, yapmaktan da.

image

Ben bu evde şahane sunumlar kısmını atlayarak-sonraki bir yazıya bırakarak- sadece yemek yapma konusunda giderek basitleştirerek rafine olan pratik kısmından bahsedeceğim. Ben daha çok bu aşamadayım ev hayatında.
Sadeleşmeyi abartıp, içinde deniz ürünlerinden, yeşilliklere her şeyi az miktarda sote edebileceğim bir düz, bir de biraz deep fry ya da kavurarak pilav, erişte ya da makarna çevirmek için kullanabileceğim bir derin tava ile sonsuz seçenekte yemek yapabiliyorum örneğin artık. Bu akşam tavuk pirzola ve pilavı tamamen bu teçhizatla yaptım mesela. Yeterli. Ama bazı detaylı Türk mutfağı yemekleri için ek birkaç parça da gerekiyor.
Zeytinyağlı bir tabağın yanına-her zaman olmaz, yoksa zeytinyağında nar ekşili k.domates veya ayva, incir reçeli  – birkaç biberle çevrilmiş et ya da mesela peynir servisi ekleyip, yine tavada çevrilmiş soslu bir makarna ya da et suyuna bol nohutlu pilavla bitirebiliyorum işi. Görece yağlı bir yeme  alışkanlığımız var ama yağ şekerden daha faydalı örneğin ve daha uzun tok tutuyor.

image

Tatlı alışkanlığımız zaten anne diyabetik olduğu için yok. Çok istersek biraz fıstık ezmesi ya da sürülebilir çikolata eklenmiş-bence #superfood kategorisinde bu ikili- pankek ya da basitçe kızarmış bir tam buğday dilimi ile tatmin oluyoruz.
“Mutlaka günde bir öğün çiğ gıda yiyelim” kategorisinde yeşil salataya ya da çoban salataya, annenin -ya da varsa çocukların- görüp itiraz edemeceği kadar ceviz ezmesi ya da varsa keten tohumu atabiliyorsak ne mutlu.

image

Basit bir doyma metodu ile yaşamak için yemek arasında bir yerlerdeyiz yemek alışkanlığı olarak.
Bir de degişenler var mesela. Hamburger’e bakış açım değişti. Tam bir öğün her şeyiyle. Salatası, peyniri, sosu – ve faydalı baharat katkıları- ile.
Yanında varsa zeytinyağlı, yoksa üzerine yağ gezdirilmiş köz biber, patlıcanla nefis bir ana yemek.
image
Ara yemekler-soğuklar ve sıcaklarda ise peynir, söğüş salata ve meyve ile, fırından alınan hamurla hızlı pide veya çiğ börek şu ara favorimiz.

image

Açlık. Bizim büyük imtihanımız.
Yemek ise, yeri gelince tutkumuz ve doyuncaya kadar basit tutulabilecek bir şey olduğunu anlayamadığımız sonsuz ihtiyacımız.

Pizza Dediğin

Bizde #DeepDish pizza benzeri en yakın ürün anne pizzası sanırım. İnce -pideler – seviyoruz biz. Lou Malnati’s pizzacısına ait instagram geo tag’ini izlerken aklıma başka benzer bir şey gelmedi. Ama ne güzeldir anne pizzası da. Kalın, poğaça hamuru benzeri bir hamur kullanan ve içine peynir gömmeyi tercih eden annelerinki özellikle.
Pidelerimiz içinde de kalın cantık pidesi biraz deep dish işte. Bir de, yuvarlak, ortasına yumurta kırılan pideyi sahanda yapanlarınki azıcık. İftar saatinde canınız çekerse, bulabileceğiniz en yakın Pizza Hut’ın küçük tava pizzası aynı işi görür. Afiyetle.  https://www.instagram.com/p/BGdXEkAi2j8/

image

Anthony.Bourdain.No.Reservations.istanbul – YouTube

Anthony Bourdain kitap çıkarıyormuş: #Appetites. Video tanıtım yerine Istanbul ziyaretini hatırlayalım.
https://m.youtube.com/watch?v=tvq5ATxnuXc

image

“Hafta Sonunda Mutlaka Eğleneceğim!” Kalabalığı

Böyle olması normal. Uzun saatler ve haftanın büyük bölümünde, işte,trafikte, beklemede,sıkıntıda,çalışarak,katlanarak geçirilen saatlerin ardından, herkes hızla deşarj olma yarışında.
Kalabalıklar iyidir. İnsana yalnız olmadığını hissettirir.  Sıkışıp kalmışsak da hayatta, hiç değilse hep beraber sıkıştık duygusu. Mutluysak da hep beraber mutluyu:)
Kendimizle baş başa kalıp,sorular sorup, açık zihinle, bizi mutlu etMEyecek cevaplar bulmayalım da. Önemli olan bu.
Dingin bir kafayla” Bu eziyete niye katlanıyorum!” diyebileceğin her zorluğa,  eyvallah deme hali. Kalabalıklar içinde erime.
Sıralar, kuyruklar, trafik,keşmekeş,bekleme, sıkışık düzen, sırt sırta, yüz yüze,omuz omuza, yüksek volume, kafa yapan, parfümlü,ışıklı, oyunlu ilüzyonumuz.

Kendi düşüncelerini ve kafanın içindekileri duymamak için bire bir.
Dinlenmek, kendini dinlemek değil çoğunluk için artık.
Yeni normal. 

 

PS: Teenage Fanclub’ın şarkısındaki nakaratı, olduğu gibi değil de ” I don’t want my soul to find me” diye  dinledim uzun süre.. Bu da güzel olurmuş:)