Konuşan Radyolar ve Podcast’ler Dünyası

image

Konuşan Radyolar ve Podcast’ler Dünyası..
Mümkünse orada olmak istiyorum. Ama biraz daha az bedelli içerik ve daha çok sponsor ve reklam olan versiyonları, kalabalıklar halinde dinlediğimiz konuşma içerikli radyoların dünyasında.
İçerik arayan ve dinleyerek içerik tüketmekten zevk alan biri için, konuşan radyolar, podcast’ler-video’lar da bu bağlamda- çok değerli. Bizde az bulunuyor bu tür içerik. Ya da toplu halde bir arada bulamadığımız için haberimiz yok bir kısmından.
Bu tür içerikte iki ayrı tarz var. (Önce şeklen bakarsak) Biri kurallı konuşmayı  spiker formatında ya da sürekli sadece müzik promote eden radyo DJ’i gibi yapanlarınki. Zaman zaman çok güzel içeriklere de denk geliyorum bu stilde ama bazen de haber ya da reklam efekti yapıyor ve dinlemek zorlaşıyor bir süre sonra. Bir de içerik yeterince ilgi çekici değilse, özellikle. Sabahları, kahvaltı, kahve satan birinin sohbetini dinlerken bir internet radyosunda, kurallı ve hatasız konuşmadan çok, ne anlatıldığının önemli olduğuna ikna oldum. İlginç ve samimi ise, daha dinlenir bir içerik oluyor.
İkinci tarz da bu doğal, orijinal ve samimi içerikleri sunabilen, ama deneyimli, ama deneyimsiz podcaster ve yayıncıların tarzı. En değerlisi ve az bulunanı.
İyi konuşmak -ya da konuşur gibi yazmak da aynı derecede değerli – konusunda orjinal olmak derken, “Abi acayip fikrim var aq” seviyesini biraz aşan bir şeyden bahsediyorum tabii.(Bu doğal da değil zaten. )
İyi konuşma içeriği üreten insanların çok büyük bölümünün derdi “İyi anlaşılmak” öncelikle. Elinde paylaşılmaya değer bir içerik olduğunda, bunun iyi anlaşılmasını isteyen insanlar, iyi bir anlatım dili geliştiriyorlar. Bu dinleyici / hedef kitleye de saygı duymak ve düzgün aktarmaya değer görmekle ilgili biraz da.
Bir de bu paylaşımı keyif alarak yapmak önemli. Herkes nefes alıp verme kolaylığı ile yapıyor diyemeyiz ve bu çok elzem de değil ama sonuç olarak en dinlenmesi zevk veren içeriği, en isteyerek paylaşanlar ve derdini, konuyu düzgün aktararak bir katkıda bulunmak isteyenler sunuyor.
Keşke işini uğraşını zevkle yapan ve anlatmak, aktarmak isteyen insanların hepsi, her gün, kısa kısa da olsa kaydetse ve paylaşsa. Ve biz toplu halde bulsak bir yerde bu yayınları. (iTunes’u herkes kullanamıyor)

Sağda solda denk geldiğim tek tük başarılı Türkçe podcast’ler çok değerli bu yüzden ama asıl sayıca ağırlıkta olan  kaynaklar hep yabancı.

Talk Radio formatında yayın yapan internet radyoları ve broadcast radyolar,  şahane podcaster’lar oldu dinlediğim. Çok şey öğrendim. Dinlemek güzel de bir öğrenme metodu aynı zamanda.
Yalnızlık hissini azalttığını da söyleyebiliriz.
Bir de sadece dinlenebilir içerik tüketebilen bir kesim var. (Görme engelliler için blog’unu seslendiren biriyle tanıştım geçen hafta ve hatta hemen ben de biraz kendi blog post’larımı seslendirdim)

Bir de kazançlar meselesi var bu yayın işlerinde elbette.
Sabahtan akşama kadar, düzinelerce radyonun, konuşmadan, aynı şarkıları döndürdüğü bir pazar bile -çok küçülse de- hala reklam alıyor. “Konuşma içerikli radyolar neden reklam almasın ve sayıca çoğalmasın?” sorusuna cevap bulamıyorum çoğu zaman bu yüzden.
İnternet radyoları içinde de konuşma içeriği sunan az. Hatta yok. Bireysel birkaç deneme gördüm sadece.
Data kullanım ücretleri biraz ucuzlasa, sayıca artan, çok download edilen ve hatta reklam alan pek çok yayın platformuna sahip olabilir miyiz acaba? (İnternet radyolarının açmazı.)
Bir de zaman ayırma konusu var elbette. Yapımcı açısından.
Değerli bilgilerin ve içerik sahiplerinin saati de değerli. Bizim de Talk Radio’larımızın olması ve bu kanalların iyi yaşaması için iyi reklam ve sponsorluklara sahip olması gerekiyor. Eldeki radyo verileri ve içerikler göz önüne alındığında, konuşma radyoları az bulunur türde bir içerik sunduğundan, zaten reklamveren farklı ve iyi bir içeriği kaçırmaz diye düşünüyorum, erişim sorunu olmadıkça.

Sabahtan akşama kadar politika konuşulan bir dönem tecrübe ettik ve sonra sadece bir kaç kanala bölünmüş, bir-iki koldan sesler dinlemek zorunda kalarak bunu biraz tükettik sanki.

Belki de artık politize olmak zorunda kalmadan saatlerce konuşabilenleri de dinleme zamanı gelmiştir. Yaşamak için tek konuşma ihtiyacımız politika değil. Hayatımızı bu kadar kalın çizgilerle bölmeden,  hayatın diğer hikayelerini ve diğer işlerini de konuşmak lazım.

Ve dinlemek.

Reklamlar

Açlık ve Yeme Alışkanlığı Değişimi

image
Listen to Değişen Yeme Alışkanlığımız by dilektosun #np on #SoundCloud
http://soundcloud.com/dilektosun/de-i-en-yeme-al-kanl-m-z

Her şeyin en iyisi dışarıda. Evde ise, ağırlıkla ev yemeği sevenler, sağlıklı yemekleri kendileri yapmayı seçenler, özel diyet yapanlar ya da vakti veya imkanı olmayanlar yiyor çoğunlukla.
Bir de çocuklu aileler ve aile ile sofraya oturmayı sevenler tabii. Şimdi bir de uzun iftar sofraları zamanı. Ne demiş adını bilmediğimiz büyük insan: Yemenin sonu yok. Hastalık ya da yokluk zamanları hariç, sonsuz boğuşulan bir ihtiyaç.
Bazen insan yoruluyor. İhtiyacın peşinde koşmaktan da, yapmaktan da.

image

Ben bu evde şahane sunumlar kısmını atlayarak-sonraki bir yazıya bırakarak- sadece yemek yapma konusunda giderek basitleştirerek rafine olan pratik kısmından bahsedeceğim. Ben daha çok bu aşamadayım ev hayatında.
Sadeleşmeyi abartıp, içinde deniz ürünlerinden, yeşilliklere her şeyi az miktarda sote edebileceğim bir düz, bir de biraz deep fry ya da kavurarak pilav, erişte ya da makarna çevirmek için kullanabileceğim bir derin tava ile sonsuz seçenekte yemek yapabiliyorum örneğin artık. Bu akşam tavuk pirzola ve pilavı tamamen bu teçhizatla yaptım mesela. Yeterli. Ama bazı detaylı Türk mutfağı yemekleri için ek birkaç parça da gerekiyor.
Zeytinyağlı bir tabağın yanına-her zaman olmaz, yoksa zeytinyağında nar ekşili k.domates veya ayva, incir reçeli  – birkaç biberle çevrilmiş et ya da mesela peynir servisi ekleyip, yine tavada çevrilmiş soslu bir makarna ya da et suyuna bol nohutlu pilavla bitirebiliyorum işi. Görece yağlı bir yeme  alışkanlığımız var ama yağ şekerden daha faydalı örneğin ve daha uzun tok tutuyor.

image

Tatlı alışkanlığımız zaten anne diyabetik olduğu için yok. Çok istersek biraz fıstık ezmesi ya da sürülebilir çikolata eklenmiş-bence #superfood kategorisinde bu ikili- pankek ya da basitçe kızarmış bir tam buğday dilimi ile tatmin oluyoruz.
“Mutlaka günde bir öğün çiğ gıda yiyelim” kategorisinde yeşil salataya ya da çoban salataya, annenin -ya da varsa çocukların- görüp itiraz edemeceği kadar ceviz ezmesi ya da varsa keten tohumu atabiliyorsak ne mutlu.

image

Basit bir doyma metodu ile yaşamak için yemek arasında bir yerlerdeyiz yemek alışkanlığı olarak.
Bir de degişenler var mesela. Hamburger’e bakış açım değişti. Tam bir öğün her şeyiyle. Salatası, peyniri, sosu – ve faydalı baharat katkıları- ile.
Yanında varsa zeytinyağlı, yoksa üzerine yağ gezdirilmiş köz biber, patlıcanla nefis bir ana yemek.
image
Ara yemekler-soğuklar ve sıcaklarda ise peynir, söğüş salata ve meyve ile, fırından alınan hamurla hızlı pide veya çiğ börek şu ara favorimiz.

image

Açlık. Bizim büyük imtihanımız.
Yemek ise, yeri gelince tutkumuz ve doyuncaya kadar basit tutulabilecek bir şey olduğunu anlayamadığımız sonsuz ihtiyacımız.

Jetsetting

Listen Armarium by dilektosun #np on #SoundCloud
http://soundcloud.com/dilektosun/k-yafet-kiralama-appi-armarium

Bazen günde birkaç kez karşımıza çıkıyor iyi iş fikirleri. (İnternet ne güzel şey🙏)
Bunlardan biri stil danışmanlığı yaparak, marka ve moda kıyafet ve aksesuarlar kiralayan Armarium.
“Kiralamak varken -ve daha hesaplı iken- neden sahip olayım ki?” diyen paylaşım ekonomisi sağ olsun, artık otomobilden, eve, ofise uzanan bir ürün ve hizmetler listesine bu alternatif metotlarla erişim mümkün.
Marka ürünleri bir uygulama ve web sayfaları üzerinden kiralayan Armarium, portföyündeki danışmanlık hizmeti ile ve ürün başına bir kazanç oranı ile çalışıyor. Her parçada fiyat etiketinin %15’ini ödüyor müşteriler ve 4 günlük bu paketi ek günlük ücret ile uzatabiliyorlar. Stil danışmanları online Skype üzerinden yine bir fee karşılığı hizmet veriyor. Tatil için ya da bulunacağınız ortam için çalışılan uygun bir styling de hazır geliyor yani.
Armarium’un marka partnerleri arasında Ferragamo, Sonia Rykel, Battaglia, Ferretti, Genevieve Jones, ETRO gibi markalar var.

image

Dolabında az ve öz kıyafet/aksesuar bulundurmayı -ve az ve öz sahip olmayı- tercih edenler için iyi hizmet. (Firma, bir ürün ömrü olarak tanımladıkları süre /  sezon sonlarında da satışa sunuyormuş kiraladığı portföyün bazı ürünlerini.)
image