Google Yapay Zekası Göz Taramalarında

image

Google’ın yapay zekası DeepMind, NHS sistemine kayıtlı göz taramalarına göz atacakmış.
Moorfield Göz Hastanesi’nde anonim hale getirilmiş bir milyon göz taraması eğitim için Google’a açılmış.
Diyabetten, Macular Dejenerasyon’a kadar pek çok hastalığın izlerini, göz taramalarına bakarak araştıracak olan Google’a çalışmalarda Moorfield hastanesi de eşlik edecekmiş.
Daha önce Londra’da üç hastaneyle yaptığı anlaşmalardaki data alışverişinin detaylarının şeffaf olmaması ile eleştirilere maruz kalmıştı Google.
Daha önceki üç hastane ile yapılan anlaşmanın, böbrek hastalığı ile ilgili bir yardımcı aplikasyon “yapma umudu” ile ilgili olduğu açıklanmıştı.
Bu kez de Royal National Institute of Blind people (RNIB) gibi bir kurum destek olmuş Google anlaşmasına.
Hastane, gelen eleştirileri engellemek için açtığı soru-cevap sayfasında, göz taraması kayıtlarını tuttuğu hastalarına ‘Opt-Out’ olma haklarının saklı olduğunu  bildirmiş.
“Önlenebilir Körlük” ile ilgili data toplamayı amaçlayan bu ortak çalışmanın sonuçları, bakalım neler olacak.

Bana Kahve Müzikleri Bul Google

image

Kafelerde genelde rock ağırlıklı kahve müzikleri. Kahve müzikleri diye arama yapınca da, Google, yine rock tadı veren DJ miksleri çıkarıyor karşımıza çoğunlukla arama sonuçlarında. Bu Seattle efekti olsa gerek. (Starbucks, Seattle, grunge/rock rüzgarı kökeni ile ilgiliyse gerçekten, ilginç de bir taraftan)
Bende “Kafe ve kahve müzikleri” deyince daha çok ‘Cafe del Mar’ tarzının hafifletici müzikleri çağrışım yapıyor bir değişiklik olarak. Siz ne dinliyorsunuz kahve -çay içerken?
Sunumun sebebi ya da sebebin sunumu olarak Cesaria Evora ve Femke link’lerini de şuraya bırakayım.
🌅https://soundcloud.com/mystic-garden/sven-van-hees-into-the-sunshine
https://soundcloud.com/davespritz/cesaria-evora-sangue-di

Google Me ve Networking Çağında İlişkiye Başlamak

Şeffaflık, aye?:D)

Tanıştığınız gün google search sonuçları, en geç 3. gününde network’ününüzden gelen info bombardımanı sayesinde, romantik bir şey yaşamak nasıl bir deneyim bu çağda?:)

Yaşanabilen durumlar var tabii , bunlara takılmayarak ya da o kadar güçlüdür ki kurulan bağ, bunlara rağmen filizleniyordur falan. İstisnalar var hep elbette hayatta.

Söylemeye çalıştığım, çok değişti başlangıç ritüelleri. Kimsenin biraz kendini saklamaya, gizleme, kaçma şansı yok artık.

İnfo akışı biraz acting i zorunlu kılıyor üstelik. “Senin hakkında bunları, bunları öğrendim ve şunları söylediler”demek zor olduğu için:) Daha diplomatik ve dikkatliyiz.

Ben dahil bir sürü tanıdığım kişiyi, iyi bir şeye başlamaktan bu info akışı bir süre alıkoyuyor gözlemlediğim kadarı ile.

İletişimi doğru kurup, öğrenilenleri düzgün hazmedebiliyorsanız, bu bir diğer yolu açıyor:

Değişim.

Ama ufak sarsıntılar geçirirken ilgi ve iletişimi, progress e yönelik bir level’da tutmak biraz zor. Sarsıntıyı atlatan sağlam ilerliyor, atlatamayan dökülüyor başlangıç yolunda.

Yine de, yakında tam tersini gösteren örnekleri yaşayan arkadaşlarım oldu ki bu umut verici.

Şekil değiştiriyor hayatımızın bu bölümü de her şey gibi. Yeni başlangıçlar için artık full info ile, sürprizsiz ve şoksuz başlamak da enteresan olabiliyor söylemeliyim ki:) Bunun da ayrı bir tadı var.

Hızlı olması ise en güzeli. Zaman kaybı ve kötü sürprizlerden koruyor. Daha iyi tanıdığın birini yine de her şeyiyle isteyebiliyorsan,  daha çok sevebiliyorsun. Daha güneşli ve eğlenceli bir durum:)

Bu bir önceki ayarlara göre daha sağlam bir ilişkinin temellerini bile atabilir hatta.  Upgrade olduk bu alanda da çok şükür!:)

Annemin Google Aramaları ve Yorumu

Image

Bütün bu internet ve teknoloji çağı ile ilgili en büyük devrim, anneme göre Google. Hala hayretle karşılıyor orada bulabildiklerini.. Belki de haklı. Biz kanıksadık ve normal buymuş gibi algılıyoruz ama büyük değişim ve devrim niteliğinde Google ve arama motorları .

Eskiden, bir kitaba ulaşmak için bile bekleyen bir kuşak için, büyüleyici bir kaynak.

Biz ne kadar şanslıyız değil mi? -Ki ben de ansiklopedi kuşağındanım aslında, ilk internet tecrübem 23 yaşında ICQ’yla falan oldu-

Ama bir negatif farkı farkettim aramızdaki, iki kuşak insanları arasındaki diyelim hatta. Sohbet ederken, O’Henry‘nin ve Dostoyevski‘nin roman karakterlerinin uzun isimlerini bile, örneğin  Rodion Romanovich Raskolnikov şeklinde hatırlayabiliyor olmaları. Ki ben 3 kere söylediği halde annem az önce, yine de google ettim yazarken. Yani bir yıl önce okuduğun bir romanın asıl hikayesini hatırlamak bile mucize artık.  Her gün o kadar çok ve çeşitli şey okuyup, görsel görüyoruz ki, eski datayı siliyor beynimiz acımadan.

İnsan hafızası için de google search yapılabildiği gün, bir saat önce ne okuduğumuzu bile hatırlamaya da ihtiyaç kalmaz belki.  Bu olmaz diyebilir miyiz?