Ekmek ve Çikolata

Sürülebilir #çikolata varken tercih etmezdim ama ufuk açıcı bir şekilde 🍫🍞 https://t.co/StNPYXt8uI

image

Reklamlar

Annemden, Çöpe Ekmek Atanlara, Ekmek Emeği ve Öyküsü : Buğday Hasadı ve Sofraya Gelen Sıcak Ekmek

Image

Ramazan ayında pide yenildiği için, arada alınan ekmeklerin bazılarını atmak zorunda kaldım.. Kuşlara da veremedim bozuldukları için.

Annem “Nasıl yapıldığını bilmediğin için kolay atıyorsun” dedi.

“Yalnız sen değil, çok az insan biliyor ekmek emeğini”

Ve anlattı.

8 yaşında teyzesinin köyünde bir yaz tatilinde, ev ahalisine yardım etmiş her aşamasında ekmeğin, benim güzel tombikciim:)

“Sabah altıda, yola çıkıyorsun.. Kocaman bir tarlada sapanla ekinleri toplamaya başlıyorsun..

Kucağında bir köşeye taşıyıp, orada demet yapıyorsun.. Demetleri bir at arabasına yüklüyorsun..

Bu bütün gün sürüyor..

Ertesi gün o demetler, bir yuvarlak alana yığılıyor.. Üzerine bir ağır, kocaman bir tahta konuyor ve üstünde sen duruyorsun. Bir at tahtayı dönerek çekiyor.

Düven diyorlar buna.. O çektikçe, buğday taneleri , ekinden ayrılıyor..

Bu da yarım gün sürüyor..

Sonra, taneleri, geniş kurnaları olan çeşmelerde yıkıyorsun…

Yıkadıklarını çuvallara doldurup, eve götürüyorsun..

Çuvallar dolusu buğdayı, damlara seriyorsun..

Onlar en az 2 günde kuruyor..

Kuruyanları ambara kaldırıyorsun çuvallarla..

Bir kaç çuvalı değirmene götürüp, un haline getirtiyorsun.

Un geldikten sonra, evin kadınları,kocaman ekmek teknelerinde ekmek yoğurup mayalıyorlar..

Bekliyolar..

Sonra her evdeki koca fırınlarda, 10 ar tane ekmek pişiriyor..

Eline, bir parça verdiklerinde, sen de o ekmek için çalıştığından, bir mucize, bir mücevher gibi

geliyor sana… İşte ekmek emeği bu kadar büyük.. Ve değerli..”

Kalkıp öpüyorum anneciğimin beyaz yanaklarından..”Haklısın tatlım”

Ekmekleri atmayalım..

Image

Diyet, Diet, Diaeta

Image

Ece Vahapoğlu nun kitabını gözden geçirdim  Bir noktanın altını çizeceğim.

Spor bölümünde, zorlanan, yapamayan çok insan var, bu kilo verme işine girişenler arasında.

Yapabilen mutlaka yapmalı tabii. Enerji dengesi için en azından, hareket önemli. İnsan oturmak için dizayn edilmiş bir canlı türü değil hem bence.

Diyet bölümünde ise, taa 2008 de Gastro doktorumun önerisi ile bir hazım sorunu ile ilgili bir deneme yapmak zorunda kaldığım için biliyorum:

Glutensiz hayat, sen istemesen de kilo verdiriyor.

Bu tüyoyu belki kullanmak istersiniz diye deneyimimi anlatayım istedim.

Hiç ama hiç diyet yapmadan, sadece gluteni keserek- yani buğday unu içeren hiçbir şeyi tüketmeyerek ama her şeyi yiyerek – 6 ayda, hem yaşam şeklimi değiştirdim, hem de istemeden 52- 53 kilolara falan düştüm.

Bir de hastayım sandım:) Diyet yapmadığım için.

Ama anladım ki, gluten denen protein türünün izlerini vücudumdan silmeye çalıştığım bu süreçte, bedenim, kullanmadığı fazladan enerji -yani beyaz un, börek, çörek,pide,ekmek-yerine, lazım olanı ve  daha az  yük olanı- alıp kullandığı için fazlalıklarını attı.

Bazı tıp adamlarının, “buğdayın genetiği ile oynandı ve protein oranı arttırıldı” şeklindeki yazılarını da okudum bu arada o süreçte eklemeliyim ki.  Bu yüzden intolerans ve hatta celiac disease artışı var diyen uzmanlar da var.

Tabii çok hareketli bir insanımdır belirtmem gerekir ki. İmkan ve fırsat bulduğumda yani.  6 ay, diyet yapmadım ama tatlı falan yedim  yani. Yine de bir  nevi ya da gün içinde ara ara  aç dolaştım, çünkü her şeyin içinde gluten var, çikolataların bile, inanmazsınız:/-
Deneyecek olanlara da hareketi tavsiye ederim. Ama mutlaka multivitamin desteği alarak yapmalısınız  bunu.

Zor bir süreçti bu arada.  Benim diyen zor dayanır diyebilirim.

Dışarıda aç kalma bölümü zor.. Pilav ve patates hayatınızı kurtarıyor..

Sadece protein ağırlıklı beslenmenin de sakıncaları var çünkü.. Karbonhidratsız olmaz.

Tabii bu arada dünyanın en lezzetli şeyi buğday unundan yapılan, spaghettiler, tartlar, ekmekler,börekler. Süreçte kuru kraker yemeyi bile özlüyorsun..

Gluten diyeti yaparken bildiğiniz bir oruç tutma kafası ile ve bir açlık kimyası ile yaşıyorsunuz eklemek isterim ki. Ama bu açlığın ilginç ve güzel bir kafası ve kimyası var itiraf etmeliyim ki. Zihin açıcı etki yapıyor. Pek çok inancın değişik şekillerde de olsa  oruç olayını neden  önerdiğini- anlıyorsunuz.

Yine de acılı bir süreç.

Bedeninizin kimyası değişmiş oluyor 6 ayın sonunda.

Siz de, bir çeşit yeni bir hayata başlamış oluyorsunuz.

Aslında, Eski Yunanca dan gelen diyet, diet yani diaeta nın anlamı da, “Way of Living” .

Yemekten kesmek değil olay. Yeni bir yaşama şekline geçmek..