Radyolar

image

Bir araştırma şirketinin yeni bir radyo rating ölçümleme çalışması ile ilgili sunumunu okurken düşündüm.

Ben de bir dönem çalıştığım için hala gözümde bir miktar torpilli olan radyolar şimdi ve gelecekte de hep kulağımızı vermemiz gereken bir mecra, fikrim o ki.

Çünkü öncelikle TV alışkanlığımız bile dinlemeye yönelik içeriklere doğru evrildi. Çoğuna sadece kulak veriyoruz, internette iken.

Dinleyerek haber, ekonomi ya da kültür- Sanat ve etkinlik içeriği tüketiyoruz.

O halde neden içerik sunan radyolarımız da hem yaşamaya devam edip, hem sayıca artmasın?

Müzik radyolarını ise Spotify, iTunes vb. leri hayatımıza girdi diye belki bir süre öteledik ama ne tam olarak aynı zevki veriyor, ne de işini iyi yapan radyolardaki müzik küratörlüğünün yanından geçebiliyoruz bu araçlarla. Kaldı ki onlar da radyolaşıyor. Bazı araçlarla kişisel bir radyo kanalı edinme şansı sunuyorlar örneğin. Biz aynı/benzer bir zevki alalım ve üründe kalalım diye.

Havadan yayını da olan radyoların ise, erişimle ilgili rakipsiz oldukları iki konu var. İlki bedava olmaları. İkincisi ise analog bir pilli radyo ile bile dinlenebiliyor olmaları. Deprem ve afet zamanları gibi olağanüstü durumlar ya da enerji kısıtlaması, Internet erişimi kısıtı vb. durumlarda hala rakipsizler.

Bana kalırsa da, radyolar, bizi “bir an”a kaçırabilen sesleri hatırlatıp sundukları için bile hep hayatımızda olmalı derim. Daha çok güzel hatırlamaya değer an için, özenle seçilmiş yayınlar sunmaya devam etmeliler. Sırf iyi müzik kürasyonu için bile çok yaşasınlar☺🎼🎶🌇☕ Çünkü bu da, hayatımıza eşlik eden ve bir parçası olan tüm diğer işler gibi özel ve özen isteyen bir profesyonel alan.

Listen to Radyolar by dilektosun #np on #SoundCloud
http://soundcloud.com/dilektosun/radyolar

Reklamlar

İyi Fikir

image

“I try not to make any decisions that I’m not excited about”
J.Nickell Founder of Threadless.com

Haberi Kimlerden Alıyorsunuz

image

Gazeteler, haber sayfaları, siteleri ya da botlardan değil de, gerçek zamanlı Sosyal Medya kullananan kişilerden haber almak.
Bir haber alma alışkanlığı değişimi olarak gerçek kişi/isim/gazeteci/yazarları bir kaynak olarak daha fazla izlediğimi fark ettim bir süredir. 📰

David Higgerson’ın bahsettiği Facebook ve haberler konulu yazı, bunu düşündürdü.
https://t.co/yyRQEYp7QF

Kişiselleştirilmiş -yapay zeka kanalıyla- haber içeriği sunumu hakkındaki çekincelere dair bir istatistik de var yazıda.

Bunu aşmak mümkünken hala, bir de sabah kahve çay içen ve arada bir sinirlenebilen, gülebilen ve normal insan gibi ihtiyaçlarını gideren birinden bütün haberleri almak ağırlıklı tercihimiz olur mu acaba genel için.

“Gerçek birinden haber almanın yeri doldurulamaz çekiciliği” diye bir şey var bence. Tabii buradaki tercihleri de yine bizim alışkanlıklarımız, seçimlerimiz belirliyor.

image

Insanlar Burada, Hayat Nerede?

image

Aşırı sessiz, hareketsiz, henüz kafesiz ya da tek kafeli marketli haliyle oldukça sıkıcı ve herkesin ilk günlerde şaşkın dolandığı, az kusurlu güzel dizaynı ile “Ellerinden gelenin iyisini yapmışlar, hayat vermek yaşayacak olanlara ve pazarlamacılara kalmış” dedirten site hayatları.
Şehrin içinde, bir #kuruyemişçi’nin üstünde, eski banyo tesisatıyla yaşamayı, havuzlu siteye tercih edenler için anlamak zor değil bu “hayat eksikliği”ni.
Asıl iş #hayatvermek bir yere zaten. Öyle aylarca, yıllarca bekletmeden hem. Müziksiz, kafesiz, oyunsuz, kalabalıksız yerler ne kadar güzellikler vaat etse de ve  -bazı projelerde enfes- şıklıklar/ manzaralar sunsa da, hemen hayat verilebilenleri çok az. Tecrübeli ve müşterilerini önemseyen proje sahipleri#para harcıyor #CanSuyu denilebilecek hareketliliği  sağlamak için #konut projelerine bir #Pazarlama yatırımı olarak. #Yatırım dediğin yaşıyor olmalı zaten. Ağırlıkla #konut ihtiyacı için satılıyorsa bile bir proje, o yer yine hatta daha da yaşanır ve canlı olmalı. Gelenler de #hayat verecek elbet bir miktar ama başlangıç görünümü iyi değilse, hayat verme potansiyeli olanlar, hemen de veda edebilir projeye. Hayat verdikten sonra o canlılığı korumak da uzun vadeli bir iş ayrıca.
Zor bir denge. Özellikle konut balonu gerçeği ile yaşarken ve yine de fiyatlar yeterince düşük değilken ve seçme şansı varken kalabalıkların.

Listen to Site Hayatı by dilektosun #np on #SoundCloud

Günlük Gibi Yazanlar

Twitter hip olmadan az önce yayınlanan bir kültür günlüğü. Neden bu kadar hoşuma gitti anlamadım tam olarak. Belki günlük tarzındaki otobiyografileri okumak zevkli olduğu ve sevdiğim içindir. Bu da biraz onun gibi. Şeffaf, samimi & detaylı. Twitter’ın aynı işi yapamadığını ama Instagram’ın bir şekilde daha iyi bir “günlük benzeri” olduğunu fark ettim yazarın Sosyal Medya hesaplarını araştırırken. Köşe, kitap yayıncısı ve editörü Sarah Crichton’a ait ve Paris Review’da yayınlanan bir köşe bu arada.
https://t.co/XFXq4uqgHY

image

Kent Tarihi Turları

Florida’da tarihi yürüyüş turları yapan firmadan( truetours.net ) bizden bir sayfaya yolculuk.

image

Kent tarihini anlatan kaç enfes tur var acaba diye araştırırken bizden  rotadisi.com.tr adresine ulaştım.(Onlar kentsel dönüşümlerini anlatmışlar – rönesanslarını vb- biz de tarihimizi ve diğer diye tabir edebileceğimiz bir dönüşümü.)
Dev bir liste ile “Eski İstanbul”u ehil insanlardan kusursuz tarih anlatımı ile dinlemek, bu kentte doğmuş olanlar dahil herkesin yapmak isteyeceği bir aktivite olmalı. Bence..

image

Görülecek yerler listesinde ise yok yok adeta:
Fransız Konsolosluğu, Vosgeperan Katolik Ermeni Kilisesi, Dingo’nun Ahırı, Afrika Hanı, Naum Paşa Konağı, Zarifi, Ste Pulcherie, Metruk Rum Okulu, Beyoğlu Spor Kulübü, Nizam, İnci, Mavrokordato Konağı, Sadri Alışık Sokağı, Lades, Turnacıbaşı Sok, Zihni Sinir, Çukurcuma, Rassam Apartmanı, Yunan Konsolosluğu, Galatasaray Hamamı, Arka Kapı, Zoğrafyon Rum Okulu, Anabala Pasajı, Artistler Kahvesi, Yeşilçam, Ayhan Işık Sokağı, Papirüs, Melekler Kahvesi, Nisuaz, Baylan, Cercle d’Orient, Halep Pasajı, Atlas Pasajı, Anadolu Han, Yeşilçam Sokağı, Devaux Apartmanı (Saray), Alkazar, Rumeli Pasajı, Reboul Eczanesi, Ağa Camii, Hacı Abdullah, Surp Asvadzadzin Katolik Ermeni Kilisesi, Abanoz Sokağı, Nevizade, İmroz, Tokatlıyan Hanı, Cite de Pera, Balık Pazarı, Aynalı Çarşı, Sahaflar Pasajı (Crespin), Şütte, Sakarya Pastanesi, Paris Kahve, İlk Nizam, Uniat Kilisesi, Sponeck Birahanesi, Galatasaray Müzesi, Galatasaray Lisesi, Çiçek Pasajı.

      

Unrecoverable Build Error on a Beautiful Road

HighwayMorning

Bazen böyle.
Daha en başlarında bir şey olur, bir fault play hissedersiniz.
Bir şeyler görür, bir şeyler öğrenirsiniz. Uygulama aç-kapa da fayda etmez.
Ama bazı sign’lar da süperdir. Manzaranın geri kalanı iyi görünüyordur ve hasara rağmen hala energy level %90’lardadır.
Yola devam etmek istersiniz.

Bu arada bütün taraflar hata yapmak limitler dahilinde değilmiş gibi serbest stil saçmalar. Sorarak basitçe öğrenilebilecek şeyler için arka kapılar yoklanır.
Testler, Road block’lar yorar, hız engelleri sıkar.
Yol, kalabalık, şüpheli araçlar, yabancılar, eskiler, tanıdıklar, gereksiz ön yargı ve info bombardımanı ile gidilmesi zor bir hal alır.
Yine de , yolun kalanının hayalini korumak için devam etmek istersiniz:)
Ama hepsinin üzerine, aldığınız yara size kendini hatırlatır hep.

Gerçekte ne olup bittiğini konuşmak en iyisidir ama bunu satın alabilecek tek currency ortada yoktur.

Bundan sonraki çıkış senaryonuz sizin yaratıcılığınıza, karşı tarafın hata puanına, kendi hatalarınıza bağlı olarak sonsuz varyasyonda olabilir.
Kafalardaki worst possible senaryo ya da hafifletilmişini de tercih edebilirsiniz, ortalama bir senaryo ile ruhunuza verdiği sıkıntıyı iade edebilirsiniz ya da daha renkli bir versiyonla ne kaybettiğine hayat boyu üzüleceği bir “Finale” yaparsınız.
Bütün bunların içine serpiştireceğiniz ya da hiç anMayacağınız gerçeklerin dozu da size kalmış. Gerçeği ne kadar hak ediyorsa oyun partner’ınız.
Bazen birini ancak doğrularla kandırmak mümkündür.

İşte bunlar hep üzüntü:)

Hayat basit olsun isteyenler, onu en karmaşık hale getirenler olmasaydı iyiydi.

GTA 3