Tatsızlıktan Nemalanmak

image

Hem sevdiklerimizin anlarında, yanlarında dik durup, hem kendi hayat topumuzu düşürmeden sürmeye çalışırken -ve bu tek başına zaten zorken- gerilim ve tatsızlık yaratanlara tahammül etmek zorunda değiliz bence. Yapamayız zaten. Tahammül etmek zor. Haksızlıklara nasıl karşı çıkmak zorundaysak, bu haksızca tatsızlık yaratanlara da tepki vererek durdurmalıyız. Tiksiniyorum nedensiz ya da abuk sabuk ve abusive gerilim , tatsızlık yaratanlar ve bundan nemalananlardan en amiyane ve hislerimi doğru aktaran tabirle. Toplumsal, bireysel her türünden.
Germeye, insanları mutlu edenlerden başlayanlarıysa biraz sadist, çokça da hasta buluyorum.
Kısa hayatlarımız boyunca belki de bir tek bu nedensiz, aptalca ve hastalıklı gerilim yaratanlara öfke göstermekte haklıyız. Hak ettiklerinden şüphemiz olmayacağı ve öfkeden sonra huzur içinde arkamızı dönebileceğimiz yegane insan grubu da bu grup zaten.
Bizi mutlu edenleri, yaşamak için fazladan bir neden daha verenleri ya da gösterenleri de daha çok sevmeliyiz bunlara inat. Daha mutlu olmalıyız mümkünse.  Yoksa neden, bulmalıyız. Çok acayip bir şekilde savaş veriyor bazıları mutsuz etmek, gerilimden, tatsızlıktan nemalanmak ya da zevklenmek için.  Oysa birilerini mutlu etmekten daha zoru ve insanı mutlu edeni azdır.
“Delikanlıysanız tatsızlık değil mutluluk dağıtın”
Asıl cesaret ve beceri bu zaten. Diğerini aklını ve sağduyusunu biraz kapatan herkes hemen ilk fırsatta  yapar. Cahil cühelanın ve kurnaz fırsatçıların en sevdiği spor oluşu bundandır.
Biz konuyu da, onları da burada bırakıp, sevdiklerimize odaklanalım yine..

Reklamlar