Gig Ekonomisi ve Çalışanları

Gig Jobs ya da Gig Ekonomisi diye adlandırılan çalışma sistemi, teknoloji ekosistemleri çok gelişmiş ülkelerin politikacılarının da gündeminde. Esnek çalışma saatleri ile ilgili, gig ekonomisi çalışanları lehine düzenlemeler yapmaya çalışıyorlar. [Esnek çalışma ne idi?:)]
Tam olarak karşılamasa da “Geçici İşler” bir derece doğru #GigJobs  için. Ama Gigabyte Ekonomisi işleri için kullanılan bir tanım çoğunlukla.
Ağırlıkla web teknolojisi kullanılan dijital ve mobil işler kullanıyor. Ofissiz çalışma imkanı sunan Freelance sistemine benziyor ve çokça da rekabet eden Freelancer içeren bir ekosistem. Uzaktan ve part-time çalışmayı mümkün kılan tüm teknolojileri kullanan bir ekonomi. Girişimcilerin bir kısmı kendi işleri için de – kadrolu işlerini sürdürürken- benzer bir işçilik yapıyor. Ve yine girişimcilerin bir kısmı aynı tür işe alım yapıyor. Özellikle başlangıç aşamasında sık kullanılan bir yöntem.  #Startup’ların can simidi çoğu zaman.
Temp Jobs tabir edilen “Geçici Kontratlı İşler”den bir farkı da, seçim aşamasında, yine Talent tabir edilen yeteneklerin işleri seçmesi. Tersi değil yani çoğu zaman.
Bir de peer 2 peer denilen, mikro girişimciliği de teşvik eden ve herkese Uber şoförü olmayı ya da evini kiralamayı veya el sanatını paraya çevirmeyi mümkün kılan işler var aynı tanım içinde ki bazı kaygılara da neden oluyor. (Güven kaygıları)
Aslen şu günlerde en çok konuşulan ise “Gig ekonomisi ile tanımlı, kadrolu ve sigortalı bir iş garantisi olmayan bu esnek çalışma sistemi mağdur mu ediyor çalışanları?” konusu.
Konuyla ilgili ingilizce ama faydalı, Guardian Gazetesi’ne ait şu link’te Gig ekonomisi yaratıcılarından, Adam Smith’e, oradan Piketty’ye kadar uzanan bir değerlendirme var. 

image

 

         

Reklamlar