Lights, phones, action: Ericsson and Philips want to brighten your city while boosting your coverage

Gigaom

Ericsson(s eric) and Philips(s phg) have developed a type of LED street light that comes bundled with a tiny mobile base station. It may sound like an odd or niche combination, but this Zero Site concept is designed to solve two common urban problems in an efficient way, that will coincidentally prove highly lucrative for the Swedish telecommunications equipment giant and the Dutch electronics conglomerate.

Those problems are the so-called mobile data explosion, and the increasing need for cities to cut their energy consumption. And for Ericsson in particular, the Zero Site scheme could see its equipment embedded into urban infrastructure in an unprecedented way.

Densification, illuminated

The inexorable rise of the mobile device, particularly in this 4G era, is causing a change in the way cellular carriers design their networks. People are using so much data that the traditional setup – a fairly widely distributed scattering of large mobile…

View original post 899 kelime daha

Reklamlar

Havayolu: 30.000 Feet’te Stil

Mükemmel bir kitap. Stil, moda, tarih, sosyoloji, politika, ekonomi, dizayn.
Harika bir dil ve enfes fotoğraflar eşliğinde.
Tarih dersi alacaksak, bize böyle güzel kitaplarla gelin:)
1950’lerden günümüze havayollarının yaşadıkları değişimler, sosyal alışkanlıklar, moda, stil, iç dizayn, ikramlar, işin eğlenceli kısımları, renkli fotoğraflarla- bir kısmı özel koleksiyonlardan alınmış- koca bir uçak ve havayolları tarihini ve biraz da dünya tarihinini anlatıyor.
Fotoğraflar Kiri Spirou, yayın evi ve burada tanıtım amacıyla kullandığım görsellerin sahibi de Laurence King Publishing.

http://www.laurenceking.com/en/airline-style-at-30-000-feet-mini-edition/

Love,love,love😍

Economy class on board a Lufthansa Boeing 747, 1972.
Airline: Style at 30,000 Feet (mini edition). Courtesy of Laurence King Publishing.

300 Dolarlık Ayakkabı ile 300 Boruluk Pantolon

Sabah kahvaltı mekanındaki memleket meseleleri konuşmalarına katılan 70 yaşında bir adamın hikayesini de dinleyip, üzüntümüze keder kattık sabah sabah.
“Biz fakir bir ülkeydik. Hala öyleyiz. Bu 300 dolar’lık ayakkabı giyen gençlerin bilmediği şey bu. Buna üzülüyorum” dedi.
Bir oğlu Uzak Doğu gemi kaptanıymış. Arada ararmış. Diğer oğlu iki evini banka kredisi için ipotek ettirmiş ve kaybetmiş. Kendisini internetten birini bularak tetkeden karısıyla beraber onu da görmüyormuş artık.
Ama memleket için üzülebiliyor hala. Çünkü , sanırım, hepimizin en uzun ilişkisi ülkesi ile. Anne, baba ve eşten, kardeşten, sevgiliden çok.
Bir de kopeği varmış. 14 yıllık dostunu kaybedince çokmuş.
Ölürken bile sevgi veren, sevgi bırakan, sadık dostu, köpeğini
“300 tane demir boru taşıyarak bir pantolon aldım 12,5 liraya” dedi.
“Sınavlara girmem gerekiyordu. Düzgün bir pantolonum yoktu. ”
“Hoca sınavdan sonra, gel bakalım yanıma dedi. Bu gördüğüm en iyi sınav kağıdı”
Çok mutlu oldum. Tam kalkacağım, bir baktım aşağıya, tekrar oturdum..
‘Gelemem hocam’ dedim..
‘Niye oğlum’ dedi.
300 boru taşıyarak aldığım pantolon ucuz pamukmuş, 2 saatlik sınavda, dizleri yırtılmış.. Utandım. Kalkamadım işte….
” Banka kredi borcuna iki evimizi kaybeden oğlum, tıpkı bu çocuklar gibi eve aldığı 300 dolar’lık ayakkabı gelince ağladım bunu hatırlayıp..
Çok çok vermişim ben hep.. Şimdi hepsi gitti..
Ülkem de gidecek diye korkuyorum şimdi”

 

 

Kapılar ve Hikayeler

Yabancı olduğum bir lokasyonda, semtte, sabah koşusu, yürüyüşü yaparken evlerin kapıları ve girişlerine bakarak, orada nasıl bir hayat yaşandığını düşünürüm 16 yaşımdan beri.
Hem keşif, hem merak duygusu ile, soluklanırken yazdığım senaryoların muhtemelen gerçekle ilgisi yoktur ama gerçek de zaten her zaman hayal ettiğimiz, edeceklerimiz kadar renkli değildir. Tecrübe ile sabit:)
Mimari ve özellikle modern formlara duyduğum ilgi yüzünden görseller bu tarzdaki evlerin kapılarına ait.
Sabahın bu saatinde twitter’da yer alan bir link sayesinde telefonumun ekranında beliren ve hayaller kurduran kapı ve diğerleri-aşağıda yer alacak fotoğrafları- kadar cool olmasa da ve
tek tip Apartman, Rezidans ve siteler bu macerayı bitirmiş olsa da, hala bir yerlerde sabah yürüyüşü yaparken görebileceğiniz tek, kendine özgü, hikayesini anlatan-en azından bir kısmını anlatan- evler ve girişleirni, kapılarını inceleyebilirsiniz.
Ben de fotoğraflarını çekmeyi planlıyorum bundan sonra..
İyi Pazar’lar..