Dünya Radyo Günü, Kent FM, Okan Bayülgen, Kaybedenler Kulübü, Radyonun Geçmişi ve Gelecekte Radyo

Bugün Dünya Radyo Günü imiş meğer. 

Ben de bir dönem radyoculuk yaptım. Öyle bir rush hoir’da show yapacak kadar şamata bir karakterim ve komedi yeteneğim yoktu benim.
Ama iyi bir sesim olduğu ve iyi müzik, iyi içerikten anladığım için – bunda TRT nin payı azımsanamayacak kadar fazladır itiraf edeyim ki- böyle işler yaptım daha çok, kısa bir çıraklık döneminden sonra.
Benim için radyo macerası Okan Bayülgen‘i Etiler  Venüs Pastanesi‘nin karşısındaki orjinal ve ilk Kent FM stüdyosundan Etiler civarına yaptığı yayını, bir yaz tatili dönüşü yakalamamla başladı.  Orjinal kadro Esentepe‘ deyken katıldım aralarına. Okan gitmişti. Rahmetli Boran da.. Sonraki Kadıköy ekibi başkadır.

Radyo işini ben diğerlerine göre biraz daha akademik aldım ve içerikle de bolca ilgilendim , müziğin yanı sıra.  Ama bu da biraz sıkıcı yaptı programlarımı:)

Müzik konusunda öte yandan, daha çok katkım olabilirdi belki, çünkü yeni mezun-genç- ve iyi bir kulaktım. Ama pek modern müzik çalmıyorlardı ilk dönemlerde. Violent Femmes dan, Smiths’den  ibaret değildi nihayet modern müzik ve yeni bir sürü grup çıkmaya başlamıştı. İnatçı oluyor biraz yeniliğe kapalı müzik severler.

Radiohead,  Creep i playlist e almak için göbeğim çatlamıştı:) İnanmazsınız ama böyle:)
Bu yüzden, çok kısa süren bir müzik direktörlüğü işim de oldu. Bir de “Küçük biri ve bir kadın mı ne çalacağımızı söyleyecek ?” oldu.  Bir Türkiye klasiği.

Radyonun içeriğinde, komedi, şamata da vardı ama, bir şey anlatanlar da vardı. Az sayıda iyi akşam programcıları gelip gidiyordu bir de. Çok iyi kadroydu. Çok şey öğrendim onlardan.

Nihayetinde istediğim gibi olmadı. Burası bir tam anlamıyla Talk Radio değildi. Türkiye’nin ilk konuşan Radyosu Açık Radyo ya kadar da, olmadı böyle bir radyo.  Ayrıca müzik radyolarının da güçlü ve dünya standartlarının bile ötesinde örnekleri vardı. PowerFM gibi. Ama benim çalıştığım radyo ticari daralmaya girdi ve kadro kayboldu. Ben de eğitimim gereği, biraz sponsorluklar ve pazarlama ile ilgilenip, kendi alanımda devam edeyim dedim ve ayrılıp Medi Grup‘a girdim.

Ama, KentFM den önce de dünyasında radyo olan biri olduğum için, hep bir dinleyici olmaya devam ettim. Zaman zaman  program da yapmaya devam ettim amatör bir ruhla. Ara ara profesyonel olarak da yaptım.

Ama hem burada özel radyoların başladığı dönemde hem de sonraki 10-20 yılda, dünyadaki radyocuları keşfetmekle dünyam biraz değişti benim.
Hala severek dinlediğim programlar var. Bir dünya Online Radio nun takipçisiyim- iyi müzik ve iyi içerik sunanların tabii– hala burada iyi müzik ve iyi haber içeriği sunan radyoların takipçisi ve iyi birer dinleyicisiyim. Hayranıyım.

Radyo değişecek ama hep olacak, düşüncem o ki. Formu, iş modeli, müzik ve içerik sunum şekilleri değişecek. Görsel dünyaya, daha 80 lerde kaybetmiş gibi görünen radyonun, sadece ses büyüsü diye bir olayı da var. Bazen sadece dinlemek daha az yorucu hem, modern insan için. 

Aşağıdaki linkte de bir öngörü ve değerlendirme var. Radyo ile ilgileniyorsanız, ilginizi çekebilir.

Dünya radyolar günü kutlu olsun.

Dave Ramsey on the Future of Radio’s Business Model
Dave Ramsey on the Future of Radio’s Business Model.

Reklamlar