Annemle Gece Çayı ve Sohbeti

Uykusu kaçmış tombik prensesimin.(Anne ve babaları, belli bir yaştan sonra böyle sevmek lazım:) Deneyin. Bu çok hoşlarına gidiyor. Hayatın yıprattığı anne babalara, biraz şefkat lütfen)

Saçma sapan TV kanallarımızın, saçma sapan programlarıyla oyalanmaya çalışıyor baktım ki tatlım..
Pek şansı yok tabii bu durumda. Sıkıntısını arttırmaktan başka bir işe yaramıyor.
Bari yalnız ve yaşlı insanların hayatına renk katmayı görev edinse birileri -hiç değilse- işine yarasalar.

Neyse..
Hemen çay yaptım. Biraz kahvaltılık yanına. Güler yüzümü takındım. Neler izlediğini sordum..
Neden uykusunun kaçtığını.
Onunla sohbet etmekten zevk aldığınızı ve gerçekten anlatıklarıyla ilgilendiğinizi düşünürse biri ancak, sizinle paylaşmaya, konuşmaya devam eder unutmayın ki. Çocuklar ve yaşlılar, biraz hassastırlar.
Biri sizinle konuşmuyorsa, ya da güncel hatır sormalar ve klişelerle sizi geçiştiriyorsa, anlıyorsunuz. Biz de anlarız.

Neyse.. Annemle çay ve erken kahvaltı eşliğinde, rutini kırmak, onun için, gün ağarıncaya kadar geçecek bu sıkıcı “uyku kaçması” hadisesini renkli bir kaç saate dönüştürmek istedim.

Çünkü;
Yaşlı bir insanın, geri kalan ömründe, saatler bile değerlidir.

Sadece onlar için değil, sevdiklerimiz, çocuklarımız için de şartlarımızı, kendimizi ve enerjimizi biraz zorlayarak daha çok an paylaşmak, müthiş hissettirir.

Günün sonunda ne için çalışıyor ve yaşıyoruz ki zaten? Bir düşünün.

Zaman ve enerji, sevdiklerimize verebileceğimiz en değerli iki şeyimiz. 

Yakınlarını ve senin sevdiklerini, sen sevmezsen kim sevecek ki başka?

Bir de böyle düşün.

Reklamlar