Forbes’daki Yazı Üzerine, Türkiye’de İnsan Kaynağı Değeri

Forbes’dan linkini paylaşmış biri Twitter’da..
Başındaki istatistik rakamlar ilginç. Yabancı iş gücü marketi için geçerli büyük ihtimalle ama yüzdeler inanılmaz yine de..
Türkiye’de;
“Bir yıl içinde kendini başka bir işte gören, rapor verdiği birime saygı duymayan, misyona inanmayan ve en başta kendisine değer verildiğine inanmayan
çalışan sayısı çok daha yüksektir” diye düşündüm okuyunca.

Nedeni ise, bizde insan kaynağının, maalesef, tabiri caizse, bozuk para gibi harcanabileceği, nasılsa yerine hemen yenisinin konulabileceğine dair, yaygın-ve belki de ek zaman ve eğitim maliyeti dışında net bir zararı umursanmadığı için- haklı kanının varlığı.

Doğru yapan bazı kurumsal firmalar da vardır eminim.

Ama onların da elinde, iş gücü fazlalığı yüzünden, süper hareketli ve genç bir insan kaynağı yığını var.. Baştan çıkarıcı..
Milyonlarca genç iş gücü.. (Şimdilik tabii)

Sanki piyasada müthiş bir dinamizm varmış gibi de duruyor ekonomi açısından böyle olunca hem:) Yeni iş yaratmıyor pazar ama, bu hareketlilik yüzünden sanki yaratıyormuş efekti yapıyor..

Yine de;
“Kurumsal firmama, Start-up’ıma, aile şirketime, KOBİ me seçtiğim  ve beraber çalıştığım insanları,  adeta bir iş ortağı gibi nasıl konumlandırabilirim ki gelecekte bundan firmam da kazançlı çıksın” diye düşünen girişimci, ortak ve yöneticilerin işine yarayabilir belki yazı.

Ve yazıya konu olan iş gücünün duygularına da tercüman olabilir.

Not: Bizde, işin yürümesi için, motivasyonun yüklenicisi de çalışan kişidir çoğu zaman.
O, bu “değer bağı” nı kurmak için, yöneticiye/patrona “yakın olmak”, EQ sunu tek taraflı kullanmak, gerekirse duygusal alış verişlere girmek ve  kendinden ödün vermek zorunda kalır genellikle.

Değer vermek- en azından kendisine değer vermeyen kuruma karşı hissetmese de, değer veriyormuş gibi görünmek- zorunda hisseder bir de..

Bunlar da tabii,  insanın kendine saygısını azaltabilecek şeyler. Bu durumdaki çok az “talent” yetenek olarak kalmaya devam edebilir, firmada kalsa da..

Kendisinden ödün vererek çalışmaya devam etmek durumuna alternatif olarak ayrılıp kendi işini kurmak ya da sürekli yatay hareketliliğe devam etmek- yaşlanana kadar- dışında pek bir seçeneği yok  yetenek olsun ya da olmasın, iş gücünün maalesef.

Bu liste durumunuzun ne olduğunu görmek için de bir check list gibi aynı zamanda.. Bir bakın derim..

**
http://www.forbes.com/sites/mikemyatt/2012/12/13/10-reasons-your-top-talent-will-leave-you/

Not 2: Yazıya yapılan yorumlar bölümünde Oscar Marroquin  in yazdıklarını da okumanızı öneririm..

Reklamlar