12.12.12 : Satış, Pazarlama, PR ve Bir Rock Star Gibi Yaşlanmak

Fotoğraf Chad Batka for The New York Times

Fotoğraf Chad Batka for The New York Times


121212
konserinin büyük bölümünü kaçırdım ama sabah TSİ 05.00 ‘de sahne alan The Who‘yu izleme şansım oldu canlı yayında.

Her ne kadar Twitter’da “This band should be called Who’s Left” esprileri dönse de – Keith Moon, John Entwistle RIP- performansları müthişti.
Neredeyse yetmiş yaşına merdiven dayamış olan Roger Daltrey’nin bir gram göbek bağlamamış olduğunu tüm dünyadaki müzikseverlere göstermiş olması dahil, kondüsyon, ses ve performans  etkileyiciydi.

Age like a rock star:)

Ama nasıl?

Ondan önce;

Lokal bir afet için böyle büyük bir yardım organizasyonunu-Sandy Kasırgasından etkilenenler için organize edilmişti konser- tüm dünyaya satabiliyor olmalarını takdir edelim gelin. Çünkü hak ediyorlar.
Twitter‘da tüm dünyadan canlı yayını izleyen bir sürü kişi ile beraber yaptık yorumları. Kendi ülkemizin lokal band’larından iyi tanıyorduk hepsini hepimiz.
Bu müthiş bir Pazarlama başarısı.
Önce politik bir yorum:
Saçları uzun hippi diye içeri ya da toplum dışına atmazsan, bu  bir gün, senin dünyaya ihraç kalemlerinden biri haline gelebiliyor.
Bu tüm ülke yöneticileri için “Ülkenizi Nasıl Daha İyi Tanıtırsınız ve Nasıl Daha Çok Yatırımcı, Gayri Menkul Müşterisi ve Turist Çekebilirsiniz” dersi olarak okutulmalı belki de.

Müziği, sinemayı, kültürü, kitapları, müzisyenleri, yazarları, bir grup entel tayfa gibi değerlendirmeyip- aslında bundan fazlası söylenir genelde aşağılama tonundan- senin coğrafyanda oluşan şeyin, “Senin!” olduğunu kabul etmenin, onu desteklemenin, bu yolla önce kendi dünyaya bakış tünelini genişletmenin, sakıncadan çok fayda sağlayacağını görebiliriz biraz daha iyi bakabilirsek.

Müzik ve Kültür Pazarlamak/satmak, domates ya da yazılım ürünü satmaktan daha az önemli değil bir dış ticaret satış kalemi olarak bir ülke için bence..

Ve uzun vadede, dünya halklarının seni çok iyi tanıması ve bir parçan olmayı istemesi (Amerika, İngiltere) sonucunu oluşturan bir PR yatırımı oluyor bu.

Ayrıca, kendi insanlarını da dünyaya engage ediyorsun bu yolla. Müthiş.

Gelelim Roger Daltrey’e:)

Nasıl, 67 yaşında,  hala bu kadar formda ve gençleri kıskandıracak bir enerjiye sahip?

Google’ladım..

Yaptığı bir interview’da, “Şarkı söylemeyi bırakmadan” diyor.

Yoksa sesi paslanırmış. “Ara vermemek iyidir” diyor yani.  Makinayı hep çalıştıracaksın:)

Tabii ki sağlıklı beslenmiş ve spor yapmış. Kondüsyon için önemli. Sesini en geç iki yılda bir kontrol ettirirmiş. Kendisini de.
Biraz da genetik olarak şanslı olduğunu kabul ediyor bu arada.

Ama en önem verdiği kısım, “beynini genç tutmak”. 
“Benim 85 yaşında her gün gördüğüm bir dostum var ve bir teenager  kafasındadır hala..” diyor.

Ve ekliyor;

“Ne on dokuzluklar gördüm ki, çoktan yaşlanmışlardı. Üzücü”

Doğru..

Reklamlar